1.4 Milyar Piksel Dijital Kamera

29 Kasım 2008

Ev kullanımı için değil tabii ki…

Hawai’de yeryüzüne yakın gök cisimlerini tespit etmek için yürütülen çalışmalarda kullanılmak üzere geliştirilen kamera 40 santimetrekarelik bir alanda 1.4 milyar piksel içerecek. Kameranın bir diğer özelliği de atmosferden kaynaklanan görüntü netlik problemlerini giderecek bir teknoloji içeriyor olması.

Ayrıntılı bilgi çalışmayı yürüten Hawai Üniversitesi’ nin web sayfasında: http://pan-starrs.ifa.hawaii.edu/public/home.html.

Teknolojinin akışı takip edildiğinde uzay araştırmalarında kullanılan bu teknolojinin ilerde boyut olarak küçülüp, savunma sanayisinde ve sağlık endüstrisinde de karşımıza çıkacağını tahmin ediyorum.

3G (3. Nesil) ihalesi yapıldı. Hayırlı olsun.

28 Kasım 2008

2007 yılında rekabet şartları oluşmadığı için iptal edilen 3G ihalesi gerçekleşti. Türkiye’nin 3 GSM operatörü de lisans aldılar. Operatörler Haziran 2009′dan itibaren 3G hizmetleri vermeye başlayacaklar.

3G hizmetleri ile mevcut şebekelerde aldığımız GPRS, EDGE gibi hizmetlerden çok daha hızlı bir bağlantı imkanına kavuşacağız ve bu sayede mobil cihazlar ile çoklu ortam (multi-media), görüntülü konuşma (video-konferans), hızlı internet gibi servislere çok daha rahat erişebileceğiz.

Mevcut 2.5 Nesil (2.5G) ve 2.75 Nesil (2.75G)  protokoller (GPRS ve EDGE protokolleri) ile 3. nesil bir protokolün (W-CDMA) teorik hız sınırları aşağıdaki gibi:

GPRS: 171.2 Kbps

EDGE: 384 Kbps

W-CDMA: 2Mbps

Artık gitgide gezgin (mobil) yaşamaya alışan çalışanlara 3G hizmetlerinin çok yardımcı olacağını düşünüyorum ve biraz geç kalmış da olsak -dünyada 3G hizmetler verilen 102. ülke olacağız- tekrar hayırlı olsun diyorum.

WPA-TKIP kırıldı.

07 Kasım 2008

IT World haberi WPA kırıldı diye verse de, WPA tarafından kullanılan TKIP (Temporal Key Integrity Protocol) kırıldı. Martin Beck ve Erik Tews, yaptıkları çalışmada kablosuz erişim noktasını (Access point) kandırıp kendilerine veri göndermesini sağladıklarını ve kullandıkları yeni matematik model ile (yazının orijinalinde “mathematical breakthrough” diye ifade edilmiş) TKIP anahtarını 12-15 dakika içerisinde kırabildiklerini belirtiyorlar.

Şimdilik çok detay yok; önümüzdeki hafta Japonya’da PacSec konferansında tartışılacak konu, ama önümüzdeki aylarda kablosuz ağların güvenliği konusunda çalışanlar bayağı yoğun olacaklar gibi görünüyor.

CHANGELOG‘a bakılırsa çalışma aircrack-ng‘nin içine aktarılmaya başlanmış bile..

Prut Seferini Beyanımdır

07 Kasım 2008

Not almak istediğim ikinci kitap:

Prut Seferini Beyanımdır - Yeniçeri Katibi Hasan (Hazırlayan: Hakan Yıldız)

Rus çarı I. Petro‘nun mağlup ettiği İsveç kralının Osmanlı’ya sığınmasını sebep göstererek Osmanlı topraklarına girmesi üzerine 1711 yılında gerçekleştirilen sefere “yeniçeri katibi” olarak katılan Hasan Kürdi’nin sefer günlüğü, ilk ağızdan seferde ve sonrasında yaşananları öğrenme fırsatı sunuyor.

Prut seferi, adını iki ordunun kıyılarında karşılaştığı Prut nehrinden alıyor. Savaşta Rus ordusu ağır kayıplar verip sulh istediğinde Çar’ın topları ve cephanesi ile birlikte Rusya’ya dönmesine izin veren Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa sefer dönüşü azlediliyor. Ülkesine dönen Rus çarı verdiği sözleri tutmayınca ikinci bir sefere hazrılanılırken Çar’ın yeni sözler vermesi üzerine sefer kararından vazgeçiliyor.

Tarih okumayı seven ama komplo teorileri dolu kitapların arasında okumaya değer birşeyler arayanlar bu kitabı beğeneceklerdir diye düşünüyorum.

Eşeğin Gölgesi Davası

11 Ekim 2008

Eşim  Günce okuduğu kitapları yıla göre biryerlere not eder. Günce’nin çok beğendiğim bu alışkanlığını ben de kendim için buraya taşımak istiyorum. Ne kadar sık yazabilirim bu başlık altında bilemiyorum; çünkü bu aralar çok kitap okuyamadığımın farkındayım. Yine de bir ucundan başlayayım. İşte ilk kitap:

Eşeğin Gölgesi Davası (Abderalılar - Dahi ile Dar Kafalılar Üzerine Bir Felsefe Romanı) - Cristoph Martin Wieland

M.Ö. 6. yy’da Batı Anadolu’dan gelenlerin Batı Takya’da kurdukları bir şehir devleti Abdera. Biraz dar kafalı ve bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan halkı arasında tek aklı başında insan ise filozof Demokritos. Kitabın ilk kısmı yıllarca başka ülkelerde gezen ve bilgisini, görgüsünü artıran Demokritos’ un kendi halkı arasına döndüğünde yaşadıkları anlatılıyor. İkinci kısımda ise kitaba ismini veren “Eşeğin Gölgesi Davası” ve sonrasında yaşananlar ve Abdera‘nın yok oluşu anlatılıyor.

“Eşeğin Gölgesi Davası” trajikomik bir dava: Abdera‘da bir dişçi kiraladığı eşeğin sahibiyle birlikte yola çıkarlar. Issız bir yolda güneşten bunalan dişçi dinlenmek için eşeğin gölgesine oturur. İşte ne olduysa o zaman olur ve eşeğin sahibi dişçiden “eşeğin gölgesinin” parasınıda talep eder. Dişçi eşeği kiraladığını, gölgesinden faydalanmasının da doğal hakkı olduğunu söyler, ancak eşeğin sahibi, eşeğin kendisinin ve gölgesinin ayrı varlıklar olduğunu, kiralar iken gölgeden bahsedilmediğini söyler. Mahkemeye giden anlaşmazlık çözülemez ve işin içine hırslı dava vekilleri ve politik güçler de girince yıllarca süren dava Abdera‘yı neredeyse ikiye böler..

Wieland‘ ın 18. yy’da Alman toplumunu eleştirmek için yazdığı, Prof. Dr. Vural Ülkü’nün Türkçe’ye çevirdiği kitap, Abdera ruhunun hiç kaybolmadığını, yüzyıllar sonra bile (ne yazık ki bizim toplumumuzda da) varlığını sürdürdüğünü gösteriyor.

Duvara RJ11 priz takmak.

01 Eylül 2008

Yaşadığım eve ilk yerleştiğimden beri ADSL modemi bağladığım duvardaki telefon prizini açık olarak, arada CAT5 kablodan bozma bir uzatma kablosu ile kullanıyordum. Taa ki bu hafta çalışma odasında düzenleme yapıncaya kadar. Eşim Günce ile birlikte, artık yuzlerce kez sarılmaktan yamuk yumuk olmuş, defalarca eğilip bükülmekten sertleşmiş -ki bakır böyle durumlarda çok çabuk sertleşir ve kırılganlaşır- uzatma kablosundan kurtulup duvara adam gibi bir RJ11 priz takıp, normal bir 4 telli telefon kablosu kullanmaya karar verdik. Pazar sabahı kargalar kahvaltılarını etmeden prizi duvara monte ettim ve ADSL linkinin oturduğunu görmenin saadetiyle mizah dergisi okumaya verdim kendimi.

Sonrasında günün ilerleyen saatlerinde hissedilir bir yavaşlığa maruz kalınca ve bu durum ertesi gün de devam edince, modemin arayüzünden bağlantı değerlerine bakmak geldi aklımıza ve upstream yönünde 50 kbps civarında bir değer gördük. “Telefon kablosu değişikliği testi” de sonuç vermeyince 2 tel yerine tek tel üzerinden bağlandığımız sonucuna vardık, ve fakat telefon hattından gelen 2 kabloyu elimizdeki RJ11 prizdeki 4 kablodan hangilerine bağlayacağımızı ben bilemedim. Ve fakat evimizin akıllısı Günce ortadaki 2 kabloya bağlamak gerektiğini söyleyip beni ikna edince sorunumuz çözülmüş oldu.

Bu kadar laf salatasının özeti, duvara RJ11 priz takarken, telefon hattından gelen 2 bakır teli, prizdeki orta 2 tel ile eşleştirmek gerekiyor (muş); yani şu durumda kırmızı ve yeşil teller.

JBoss Management Console Erişimi Nasıl Kısıtlanır?

26 Ağustos 2008

Java Uygulama sunucu olarak JBoss kullanan birçok kişi/kurum JBoss ile birlikte gelen ve ön tanımlı olarak çalışan yönetim konsolu uygulamasının ne kadar çok bilgi sızdırabileceğinin farkında değil. Kendi bilgisayarım üzerinden örneklerle gidip erişim kısıtlama yöntemlerini anlatmaya çalışacağım:

Ben de birçok işi başından aşkın veya tembel sistem yöneticisi gibi http://www.jboss.org sitesinden sözkonusu uygulama sunucusunu (sürüm 4.2.2.GA) indirdim ve hemen çalıştırdım.

# unzip jboss-4.2.2.GA.zip

# cd jboss-4.2.2.GA/bin

# ./run.sh &

Kabul ediyorum ben yukarıda bahsettiğim tembel sistem yöneticilerinden daha tembelim. Onlar en azından sistem her kapanıp açıldığında uygulama sunucusu başlasın diye açılış betiklerine birkaç satır ekliyorlardır :)

Uzun lafın kısası şu anda 8080 numaraları portta çalışan bir JBoss uygulama sunucum var. Artık diğer uygulamaların yanında, bir de öntanımlı olarak gelen web-console ve jmx-console uygulamaları da bu sunucu üzerinden erişilebilir durumdalar ve sistemle ilgili pek çok kritik bilgiyi isteyene sunuyorlar.

Web tarayıcımı http://localhost:8080/web-console/ adresine yönlendiriyorum:

Yukarıda görüldüğü gibi sistemin iç ağda kullandığı IP adresi, İşletim sistemi, Jboss’un kurulduğu dosya yolu vb. bilgilere ulaşılabiliyor.

Bunun yanında ikinci ekran görüntüsünde farketmiş olabileceğiniz gibi, uygulama sunucusuna o anda gelmiş olan GET veya POST istekleri de görüntülenebiliyor. Yani, kullanıcı adı ve parola bilgisi alan bir uygulamanız varsa buradan bu bilgilerinde görüntülendiğini bilmelisiniz.

Bu durumda sisteminizle ilgili bilgileri bütün dünyaya açmak yerine basit 1-2 ayarlama ile sadece sizin erişebileleceğiniz hale getirebilirsiniz. Bunun için aşağıdaki adımları izlemeniz yeterli:

I. JBoss kurulum dizini altındaki web-console.war/WEB-INF/web.xml dosyasına aşağıdaki satırları ekleyin:

<security-constraint>
<web-resource-collection>
<web-resource-name>HtmlAdaptor</web-resource-name>
<description>An example security config that only allows users with the
role JBossAdmin to access the HTML Web console web application
</description>
<url-pattern>/*</url-pattern>
<http-method>GET</http-method>
<http-method>POST</http-method>
</web-resource-collection>
<auth-constraint>
<role-name>JBossAdmin</role-name>
</auth-constraint>
</security-constraint>

II. JBoss kurulum dizini altındaki web-console.war/WEB-INF/classes/web-console-users.properties dosyasındaki admin kullanıcısının parolasını değiştirin:


admin=yeni_admin_parolası

III. JBoss kurulum dizini altındaki web-console.war/WEB-INF/jboss-web.xml dosyasına aşağıdaki satırı ekleyin:

<security-domain>java:/jaas/web-console</security-domain>

IV. JBoss’u yeniden başlatın.

JBoss artık web-console uygulamasına bağlanırken kullanıcı adı ve parola girmenizi isteyecektir:

————————————————————————————————–

Şimdi de JMX Management Console uygulamasına bakalım:
Web tarayıcımı http://localhost:8080/jmx-console/ adresine yönlendirdiğimde yine sunucum ile ilgili kritik bilgilerin görüntülendiği ve daha kötüsü değiştirilebildiği bir arayüzle karşılaşıyorum:


web-console uygulaması için yaptıklarımızın benzerini yaparak jmx-console uygulamasına erişim de kısıtlayabiliriz:

I. JBoss kurulum dizini altındaki deploy/WEB-INF/web.xml dosyasına aşağıdaki satırları ekleyin:

<security-constraint>
<web-resource-collection>
<web-resource-name>HtmlAdaptor</web-resource-name>
<description>An example security config that only allows users with the
role JBossAdmin to access the HTML JMX console web application
</description>
<url-pattern>/*</url-pattern>
<http-method>GET</http-method>
<http-method>POST</http-method>
</web-resource-collection>
<auth-constraint>
<role-name>JBossAdmin</role-name>
</auth-constraint>
</security-constraint>

II. JBoss kurulum dizini altındaki conf/props/jmx-console-users.properties dosyasındaki admin kullanıcısının parolasını değiştirin:


admin=yeni_admin_parolası

III. JBoss kurulum dizini altındaki deploy/jmx-console.war/WEB-INF/jboss-web.xml dosyasına aşağıdaki satırı ekleyin:


<security-domain>java:/jaas/jmx-console</security-domain>

IV. JBoss’u yeniden başlatın.

Artık jmx-console uygulaması da kullanıcı adı / parola soracaktır.

Tarihin tozlu sayfaları (Bir USENIX makalesi)

08 Ağustos 2008

Haftabaşında ofiste Kevin Mitnick’ten girip, sosyal mühendislikten çıkan muhabbetler yapılırken, benim internetle tanıştığım zamanlar (~1995-96) geldi aklıma. Sonrasında da o dönemde güvenlikle ilgili konular nelerdi diye düşünürken, vakti zamanında okuduğum bir makaleyi hatırladım. Hemen kitaplıktan arayıp buldum. (Hiç birşeyi atmaya kıyamamamın işe yaradığı ender durumlardan biri)

“The greatest cracker-case in Denmark: The detecting, tracing and arresting of two international crackers” başlıklı makale 14-16 Eylül 1992 tarihlerinde Maryland,Baltimore’da gerçekleşen USENIX (Use UNIX) Unıx Security III sempozyumunda Jorgen Bo Madsen tarafından sunulmuş.

1991 yılında, 2 Danimarka’lı gencin, yanlış yapılandırılmış modem hatlarını kullanarak Danimarkada UNI-C, ve NBI (Niels Bohr Institute) ve ABD’de NASA bilgisayarlarına eriştiklerinin farkedilmesi üzerine yapılan takip ve yakalama çalışmasının Danimarka hukuk tarihinde ilk olma özelliği var.

Makalenin sonuç kısmı ise evlere şenlik. Gençlere verilen cezayı az bulan Bo Madsen, resmi makamlara yazılan raporların bilgisayarlar hakkında bilgisi olmayan birinin bile anlayacağı bir dilde ve günlük hayattan örnekler içermesi gerektiğini söylüyor. Sonuç maddelerinden bazıları şöyle:

- .netrc dosyalarnın kullanımını yasaklayan bir kanun olması gerekir.

- Damiarka ile diğer ülkeler arasında tftp kullanımı durdurulmuştur ve bir daha asla açılmayacaktır.

- Cracking işleri ağır çalışmak sayılır ve boşanma sebebi olabilir :)

Bu eğlenceli ve sürükleyici makaleye buradan ulaşabilirsiniz. Bu makaleyi yazarın copyright notunu gözönüne alarak sadece eğitim ve araştırma amaçlı olarak yayınladığımı belirtmek isterim.

herkese iyi okumalar

Truecrypt Disk Şifreleme Performans Testi

18 Haziran 2008

0. Amaç:

Bir süredir disk şifreleme programları ile biraz oynamak istiyordum, ama fırsat bulup da elimi sürememiştim. Bu hafta artık bu işe el atayım dedim (Önce arkadaş tavsiyesi Luks ile başladım ama daha sonra kendime kurban olarak Truecrypt’i seçtim.) Hatta el atmışken biraz da uykusuz kalıp, hangi şifreleme algoritması ne kadar yük getiriyor test ettim. Aslında internette aranırken birkaç karşılaştırmaya denk geldim ama tatmin edici değillerdi, ben de kendime göre bir test ortamı geliştirdim. Testleri ve sonuçları sizlerle paylaşayım:

I. Test ortamı:

Testleri gerçekleştirdiğim sistemin özellikleri:

- 2 x 2GHz AMD Turion 64 CPU (512 MB Cache)

- 2 GB RAM

- 160 GB SATA Disk (5400 RPM - dahili)

- USB 500 GB (7200 RPM * 8 MB cache - harici)

- İşletim Sistemi: GNU/Linux-2.6.24

- Yazılım: Truecrypt 5.1a

Bütün testleri dahili disk üzerinde aynı disk bölümlemesini şifreleyerek gerçekleştirdim, Testlerin bir kısmında şifrelenmemiş harici diskten şifrelenmiş dahili diske kopyalama işlemleri gerçekleştirip sonuçları gözlemeye çalıştım. Testlerin tanımlarını aşağıda ayrıca detaylı olarak vereceğim

II. Veri Setleri:

Salt arabelleklenen okuma/yazma (buffered read/write), veya ardışık okuma/yazma (sequential read/write) testleri yapmak yerine kendi davranışlarımdan yola çıkarak, data somut işlemleri test etmeye çalıştım. Çok sayıda küçük boylu dosya kopyalama, büyük dosya kopyalama, tar arşivi açmak, arşiv oluşturmak, program derlemek gibi. Bu testler sırasında kullandığım veri setlerinin listesi:

data-set1: 9321 dosya - 145184 KB -> ortalama 15.5 KB/dosya

date-set2: 21 dosya -99568 KB -> ortalama 4741.3 KB/dosya

data-set3: 12 dosya -2139672 KB -> ortalama 178306 KB/dosya

data-set4: 1 dosya -2139608 KB -> ortalama 2139608 KB/dosya

Bunlar dışında ayrıca bir arşiv işlemleri için linux çekirdek kaynak kod arşivini (linux-2.6.25.6.tar.bz2) ve derleme işlemleri için Truecrypt-5.1a kaynak kodunu kullandım.

III. Testler (Tanımlar ve Test Sonucçları):

Testlerin tanımlarını ve nasıl gerçekleştirdiğmi aşağıda açıklayacağım. Bu testleri Truecrypt’in desteklediği bütün şifreleme algoritmaları için, SHA-512 hash algoritması kullanarak, aynı sıra ile, her ardışık test arasında 10 sn. bekleyerek gerçekleştirdim. Burada amacım, bir test sırasında işlemcide oluşabilecek olası yükün, ardından gelen teste etki etmesini önlemekti. Aşağıda açıklayacağım her bir test adımının ne kadar zamanda tamamlandığını kaydedip, aynı işlemlerin şifrelenmemiş disk üzerinde gerçekleştirildiğinde alınan sonuzlar ile normalize ettim. (şifrelenmemiş disk üzerindeki test sonuçlarını 1 birim kabul ettim.)

Test adımlarını okumayı kolaylaştırmak için, ufak bir not:

SOURCE = usb harici disk üzerinde şifrelenmemiş bir ext3 disk bölümü

TARGET = dahili SATA disk üzerinde şifrelenmiş bir ext3 disk bölümünü şu parametreler ile oluşturdum:

# mkfs.ext3 -j -m 1 -O dir_index,filetype,sparse_super

Şimdi test adımarını sıralayabilirim:

-Test1: Küçük dosya kopyalama

# cp -pr $SOURCE/data-set1 $TARGET/

-Test2: Orta büyüklükte dosya kopyalama (MP3′lerimi kopyalasam ne olur?)

# cp -pr $SOURCE/data-set2 $TARGET/

- Test3: Büyük boyutlu dosya kopyalama (internetten indirdiğim dizinin 1. ve 2. sezon bölümleri:) )

# cp -pr $SOURCE/data-set3 $TARGET/

- Test4: 2 GB civarında tek dosya kopyalama testi:

# cp -pr $SOURCE/data-set4 $TARGET/

- Test5: Küçük dosyalardan olşan bir arşivin açılması:

# cd $TARGET/ && tar -jxf linux-2.6.25.6.tar.bz2

-Test6: Kaynak kod derleme testi (Truecrypt 5.1.a):

# cd $TARGET/truecrypt-5.1a-source && make WX_ROOT=$TARGET/wxWidgets-2.8.7 wxbuild && make

-Test7: Küçük dosyaların arşivlenmesi:

# cd $TARGET && tar czf kernel-surce.tar.gz linux-2.6.25.6

- Test8: Büyük bir arşiv oluşturulması:

# cd $TARGET && tar cf data-set3.tar data-set3

- Test9: Büyük bir dosya okuma:

# cd $TARGET && cat data-set3.tar > /dev/null

Testlerin Toplamı:

IV. Yorumlar:

Testlerin genelinde AES ve Twofish şifreleme yöntemleri en az gecikmeye yol açan yöntemler olarak görülüyor, gecikmeler genelde %20 - %50 civarında. Ard-arda sıralı (cascade) yöntemler beklenildiği gibi çok daha yavaş kalıyorlar; özellikle büyük dosyalar ile yapılan işlemlerde (kopyalama, arşiv oluşturma ve okuma) bu yavaşlama diğer işlemlere nazaran çok daha hissedilir oluyor. Kod derleme testinde ise belirgin bir farklılık göze çarpmıyor.

Not:Testlerin tamamlanma zamanları ile ilgili tabloya buradan erişebilirsiniz.

Beynam [Ormanı] Çöplüğü

15 Haziran 2008

Emre ve Oya ile birlikte, güzel bir (plansız) pazar günü planı yapmıştık. Sabah buluşup Ankara civarında bir yerlerde piknik yapıp biraz yürüyelim istiyorduk. Yola çıktıktan bir süre sonra Beynam Atatürk Ormanı’na gitmeye karar verdik. Ormana vardığımızda gördüğümüz şeyler hiç de iç açıcı değildi. Büyük ihtimalle ÖSS nedeniyle ortalık pek de kalabalık değildi ama her taraf çöp içerisindeydi. Her yere atılmış poşetler, kağıtlar, yiyecek maddeleri.. aklınıza gelebilecek bütün pislikler bir araya özellikle toplanmış gibilerdi. Zar zor görece temiz bir bölge bulup karnımızı doyurduk ve oradan kaçtık.

Ben ayrılırken arabanın camından 1-2 fotoğraf çektim. Akılsızlığın, sorumsuzluğun, saygısızlığın, insanların içine işlemiş pisliğin fotoğrafları:

Ormanda kurulu bulunan Orman İşletme şefliği ne iş yapar?, buradan sorumlu bir belediye yada kurululuş yok mudur? İnsanlar bu rezilliğin içinde nasıl yaşar?

Her neyse, Beynam Ormanı’na gitmeyi düşünenlere, kafalarını belediye çöp kamyonunun arka tarafına sokmalarını öneriyorum, daha temiz olabilir.