Ben De Öyle Düşünmüştüm…

10 Ekim 2011

Malum Antalya’da yağmur sel oldu akıyor, ortalık kıyamet. Akşam ablamlarla konuşurken elektrik kesintisi olduğunu, haberleri izleyemediklerini, okullar yarın da tatil ise onlara haber vermemi istedi.
Önce gazete ve haber sitelerine baktım. Bugünkü tatil habri vardı ama yarınla ilgili bir bilgi yoktu. Bir umut Meteoroloji’nin sayfasına baktım, orada da bulamadım.
Sonra ışık yandı bende; bu bilgi olsa olsa Antalya Valiliği veya İl Milli Eğitim Müdürlüğü sayfasında olmalıydı. Ama her iki sayfada da bırakın yarınla ilgili bir bilgiyi, bugünkü tatille ilgili haber/duyuru bile yoktu.
Yani il genelinde okulların tatil edilmiş olması Valilik ve Milli Eğitim Müdürlüğü web sayfalarının içeriğini yönetenler için önemli bir bilgi değil. Herhalde kentte yaşayan binlerce öğrenciyi ve ailesini pek ipleyen yok oralarda…

Not: Eğitimden bahsetmişken; başlıktaki “de” ayrı yazılır. :)

PTT Kargo neden kargo değildir? – Absürd bir uygulama örneği.

19 Mayıs 2011

1-2 yıl önce bütün bir günümü ofiste elemanları beklemekle geçirmeme sebep olduğundan ve söz vermelerine rağmen gelmemelerinden beri PTT Kargo’dan uzak duruyordum, taa ki elimizdeki eski/kullanmadığımız bir cihazı Karaman’da bir alıcıya göndermemiz gerekene kadar.

Ödemeli göndereceğimiz için, alıcı PTT Kargo’yu tercih ettiğini söylemişti, ben de ofisin 8-10 bina ilerisinde bir şube olduğunu bildiğimden kabul etmiştim.
a. Dün öğleden sonra elimde koca paket şubeye gittim, 5-10 dakika bekledikten sonra sıra bana geldi, derdimi anlattım ve aldığım cevap “küçük şubelerden alıcı ödemeli gönderemezsiniz, büyük merkezlere gitmeniz lazım.”

b. “Bu şubedeki de bilgisayar, büyük şubedeki de bigisayar, ne farkı var” sorgulamadan bana en yakın merkez olan Dikmen Sokullu’daki PTT şubesine gittim. yine bir 10 dakika bekledikten sonra, görevliye alıcı ödemeli kargo göndermek istediğim söyledim. 55-60 yaşlarındaki görevli benim adım-adresim, alıcının adı-adresi ve telefonunu yaklaşık 15 dakikada bilgisayara girdi. (Bu parantezi özellikle açmak istiyorum bu 15 dakikalık bekleme ile ilgili bir şikayetim yok, aksine belkide 1-2 yıl önce bilgisayarla tanışmış bir insanın bu işi de yapabiliyor olmasından mutlu oldum). Her neyse sonunda işlem tamamlandı derken benden 8.5 TL ücret talep ettiler. Ben de en baştan “alıcı ödemeli göndermek istediğimi belirttiğimi” söyledim, ne için ücret ödemem gerektiğini sordum ve aldığım cevap karşısında dumur oldum:
Alıcı ödemeli göndersem dahi, önce ücreti ben ödeyecekmişim. Sonra kargo teslim edildiğinde alıcıdan da ücret tahsil edilecekmiş ve sonrasında bana ödeme kağıdı gönderilecekmiş, ben de şubeye gidip paramı alacakmışım.
Yani ben şimdi para vereceğim, PTT kargoyu 3-5 gün sonra teslim edecek, 1 hafta sonra posta kutuma bir kağıt bırakacak, ben de 8-10 kilometre gidip “8.5 TL” mi geri alacağım. Tahminen de bu para kadar benzin yakacağım.

c. Kibarca bunun anlamsız bir uygulama olduğunu söyledim ve kargomu geri aldım, ofise yakın Yurtiçi Kargo şubesine gittim, yaklaşık 2 dakika içerisinde 3-4 TL farkla paketi kargoya verdim :)

Bu garip uygulamayı kim bulmuştur bilmiyorum ama PTT Kargo şu haliyle gerçek bir kargo hizmeti vermekten çok uzak, hiç profesyonel değil. Sanırım 1-2 yıl daha kapısından geçmem.

Too Big To Fail

05 Mart 2011

Too Big To Fail – Andrew Ross Sorkin

Efendim kitabın başlığının Türkçe meali “bat(a)mayacak kadar büyük” gibi birşey. Batması durumunda tüm ekonomik sistemi de beraberinde götürecek olan dev ekonomik kuruluşları tarif etmek için kullanılıyor.
Kitabımız 2008 yılında Amerika’da başlayan ve tüm dünyayı saran ekonomik krize sebep olan olayları ve kriz sürecinde bu büyük şirketlerde yaşananları, Amerikan hükümetinin ekonomik sistemi ve kendisini kurtarmak için nasıl çabaladığını anlatıyor. 200′den fazla şirket yöneticisi, çalışanı, hükümet görevlisi ile 500 saatten fazla süren görüşmeler sonucunda yazılmış bu kitap ve krizin detaylarını okudukça, yüz milyarlarca dolarlık şirketleri yönetenlerin bazen ne kadar öngörüsüz olabildiklerini, çocukça reflekslerle hareket ettiklerini görünce insan hayrete düşüyor.

Arap – İsrail Uyuşmazlığı

05 Mart 2011

Arap – İsrail Uyuşmazlığı – Berna Süer, Ayşe Ömür Atmaca

ODTÜ Toplum ve Bilim Merkezi tarafından basılmış güzel bir el kitabı. Benim gibi, “Ne oluyor o coğrafyada?” diye kendi kendinize soruyorsanız, başlangıç olarak güzel bir kitap.

Aydınlanma Komiseri

05 Mart 2011

Aydınlanma Komiseri – Ken Kalfus

Tolstoy’un ölümü beklediği günlerde bir film çekim ekibi tüm gelişmeleri dünyaya duyurmaya çalışmaktadır ve bir kamera asistanı kurgunun nasıl politik bir araç olarak kullanılabileceğini keşfetmektedir. Bu tarihi uğrakta bir araya gelen sinemacı Gribshin, mumyamala sanatında çığır açan Profesor Vorobev ve Stalin biraraya gelir ve geleceğe yönelik planlar yaparlar. Aynı üçlü daha sonra yeniden biraraya gelecek ve Lenin’in mumyalanmasını da kapsayan bir süreçte rol alacaklardır…

Bu kitabı tezgaha koyup, benim farketmemi sağlayan Ümit Kitabevi‘ne ayrıca teşekkür etmem lazım sanırım :)

Hazır mısın Everest?

05 Mart 2011

Hazır mısın Everest? – 2006 Türkiye Everest Takımı

Bora Maviş, Burçak Özoğlu Poçan, Eylem Elif Maviş, Haldun Ülkenli, Meltem Çolak Özmine, Mustafa Cihan, Serhan Poçan, Serkan Girgin, Soner Büyükatalay ve Suna Yılmaz’dan oluşan tırmanış ekibinden 10 kişinin de zirveyi gördüğü, 2006 yılı tırmanışının hikayesi.

Şu Çılgın Türkler

05 Mart 2011

Şu Çılgın Türkler – Turgut Özakman

Şimdiye kadar okumamış olmam ayıp zaten…

Para Harekatı

05 Mart 2011

Para Harekatı – Yaşar Erdinç

Temel olarak ülkemizin yaşadığı 2001 ekonomik krizini anlatan, diğer ülkelerin yaşadıkları krizlerden de örnekler veren, kitabın önsözünde yazarın da belirttiği gibi edebi iddiası olmayan bir kitap. Ancak krizlerin arka planını, dinamiklerini anlamak için, benim gibi ekonomiden anlamayan bir insanın bile okuyabileceği güzel bir çalışma.

Mobile Application Security

05 Mart 2011

Mobile Application Security – Himanshu Dwivedi, Chris Clark, David Thiel

Cep telefonu, yada mobil cihazlar kullanıyoruz da, bunlar ne kadar güvenli,ne gibi tehditler söz konusu sorularına cevap arayan bir kitap. Kitabın ilk kısmında Android, iPhone, Windows Mobile, Blackberry, Java ME ve WebOS’un güvenlik konularında artıları ve eksileri ayrı ayrı bölümlerde tartışılıyor. İkinci kısmında ise WAP ve mobil HTML güvenliği, Bluetooth güvenliği, SMS güvenliği, Mobil coğrafi konumlandırma gibi konular anlatılıyor. İlgilenenlere Blackhat 2010′da mobil uygulama güvenliği ile ilgili sunumları izlemelerini de tavsiye edebilirim.

Şeytan Ağacı

05 Mart 2011

Şeytan Ağacı – Jerzy Kosinski

Güzel bir Kosinski kitabı. Daha önce okuduğum, Kör Randevu, Boşluk ve Bir Yerde romanları gibi kavrayan, kendini okutan bir hikaye.

Kuvvayi Milliye

05 Mart 2011

Kuvvayi Milliye (Nazım Hikmet) – Nuri Kurtcebe

Nazım Hikmet’in Kuvvayi Milliye destanını Nuri Kurtcebe çizmiş. Hem Nazım Hikmet hem de Nuri Kurtcebe diyince akan sular durur, insanın tüyleri diken diken oluyor…

Sinan’ın Kitabı

05 Mart 2011

Sinan’ın Kitabı – Gleb Şulpyakov

Orhan Pamuk’un Kara Kitap’ını okuyunca İstanbul’a merak saran yazar, 16. yy Osmanlı dönemi, bugünün Türkiye’si, Sinan’ın çocukluğu ile içiçe geçmiş bir kurgu oluşturmuş. Açıkçası bende pek yer etmediği için kitabın ayrıntılarını hatırlamakta zorlanıyorum, ama kitabın edebi değerini anlayamamış olmak benim kazmalığımdan kaynaklanıyor olabilir.

Yenik ve Yalnız

05 Mart 2011

Yenik ve Yalnız – Celil Oker

Celil Oker’in son kitabı, yine bir Remzi Ünal polisiyesi. Remzi Ünal, bu kitapta daha önce telesekretere defalarca not bırakan esrarengiz kişi ile tanışıyor ve aldığı işte birçok sürprizle karşılaşıyor. Kahramanımız bu sefer kitabın ismindeki gibi yenik ve yalnız geldi bana.

Blackwater

05 Mart 2011

Okurken değil de, yazarken çok tembelim be günlük… Ağustos ayından beri okuduklarımı yazmamışım yine. Aklımda kalanları sıradan yazayım.

Blackwater – Jeremy Schaill

Amerika’lı Blackwater şirketinin Irak’ta yaptıkları ile günyüzüne çıkan, Amerikan ordusunun yaptığı bazı işlerin özelleştirilmesi ve savaşın taşeronlaştırılması üzerine yazılmış, hemen her bölüm sonunda 100 civarında referans içeren ciddi bir kitap. Kitap hem Blackwater şirketinin yükselişini, hem arkasındaki politik sahneyi, hem de Irak’ta yaptıklarını ayrıntılı olarak anlatıyor.

Bu da oldu… Richard Stallman’ı 2 gün konuk ettik.

28 Şubat 2011

Hala inanmakta zorlanıyorum…

Önce Free Software Foundation (http://www.fsf.org) kurucusu Richard Stallman’ın Elektrik Mühendisleri Odası’nın davetlisi olarak Ankara’da konuşma yapacağını öğrendim, sonra bir de baktım ki RMS bizim salonda, genelde yayılıp kitap okuduğum koltuğa kurulmuş ve dizüstü bilgisayarını açıp çalışmaya başlamış :)
Evde bulunduğu saatlerde bolca çalıştı, arada birşeyler atıştırdık, biraz konuştuk.
Biz ona Türk müziğinden örnekler dinlettik, o bize dünyanın dört tarafından topladığı kayıtları dinletti. İnanılmaz bir hafızası ve müzik bilgisi var.

Daha önce 3 özgür yazılım projesine katkıda bulunmuş biri olarak hayran olduğum bir kişiyi hastalığın yorgunluğun arasında 2 gece konuk etmek gerçekten değişik bir deneyim oldu. Hayatta bu da başıma gelecekmiş demek.

9 Ekim 2010 – İzmir

10 Ekim 2010


Yukarıdaki fotoğrafın iki anlamı var…

1. Kullandığım fotoğraf makinasını alalı üç yıldan fazla oldu ama zahmet edip kulanım kılavuzunu okumadığım ve özelliklerini adam gibi öğrenmediğim için gece çekimi nasıl yapılır hala tam olarak bilmiyorum. Sonuç olarak yukarıdaki gibi karman çorman fotoğraflar çıkıyor ortaya.

2. Dün (9 Ekim cumartesi günü) İzmir Açık Hava Tiyatrosu’nda İlhan İrem konserindeydim. “Don Kişot”, “İster İnan”, “Anlasana”, “Anılar”, “Ben Değilim” gibi şarkıları öyle bir atmosferde dinledim ya, ölsem de gam yemem artık :)

Bolca video kaydı yaptım, neyse ki ses kalitesi korktuğum gibi kötü olmadı. Konser açılışındaki yaklaşık bir buçuk dakikalık kısmı aşağıda izleyebilirsiniz.

Android Yedekleme – Titanium Backup

15 Eylül 2010

Android telefon kullanmaya başladıktan sonra, kafamı en çok kurcalayan konulardan bir tanesi yedekleme konusuydu. Daha önce Nokia kullanıyor iken, Nokia PC Suite ile telefon numaralarını, SMS’leri vs. istediğim gibi yedekleyebiliyordum. Ancak HTC’nin HTCSync yazılımı kullanışsız ve telefon rehberindeki iletişim bilgilerini Outlook ile senkronize etmek dışında bir işe yaramadığı için biraz canım sıkılıyordu.
Özellikle yeni yayınlanan ROM’ları yükleyip deneme konusunda en büyük çekincem telefondaki SMS’lerin fotografların vs. silinmesi idi. Tamam, dakikada 10 SMS alışverişi yapan profesyonel bir SMS göndericisi ve alıcısı değilim ama, 1-2 gün önce gelen SMS’e insanın bazen işi düşüveriyor. Gecenin ikisinde yaptığım bir ROM yüklemesi sonunda ertesi günkü uçuşun rezervasyon kodunu içeren SMS’i kaybedip, gecenin o saatinde havayolu şirketinin çağrı merkezini arayıp mee-lemişliğim var :)

Neyse uzun lafın kısası, bu yedekleme konusunda bir çözüm arar iken Titanium Backup‘a denk geldim. Market’te bakındığım diğer yedekleme yazılımları ya 30 günlük deneme sürümü idi, ya da yedeklemeyi web üzerinden kendi sunucuları üzerine yapıyorlardı. Açıkçası telefondaki verilerimi uzaktaki bir sunucuya yedekleme fikri hiç hoşuma gitmediği için, Titanium Backup‘ın yedekleri sdcard üzerine alması çok büyük bir avantaj. Ayrıca, uygulamaların ayrı ayrı yedeklerini almak da mümkün. Hatta, bağış yaparak bir lisans alırsanız, yedekleri tarihsel olarak da saklayabiliyorsunuz.

Titanium Backup ile alınan yedekler /sdcard/TitaniumBackup dizininde tutuluyor.
/sdcard/TitaniumBackup# ls
com.android.browser-20100914-191102.properties
com.google.android.stardroid-20100914-192252.properties
com.android.browser-20100914-191102.tar.gz
com.google.android.stardroid-20100914-192252.tar.gz
com.android.camera-20100914-192137.properties
com.google.android.stardroid-64b2ec8929d8305842eadecb57cc1dca.apk.gz
com.android.camera-20100914-192137.tar.gz
com.htc.android.worldclock-20100914-145305.properties
com.android.htcdialer-20100914-191218.properties
com.htc.android.worldclock-20100914-145305.tar.gz
com.android.htcdialer-20100914-191218.tar.gz
com.htc.htcbookmarkwidget-20100914-192118.properties
com.android.mms-20100915-122935.properties
com.htc.htcbookmarkwidget-20100914-192118.tar.gz
com.android.mms-20100915-122935.tar.gz
com.htc.settings.accountsync-20100914-192051.properties
com.android.providers.contacts-20100914-144910.properties
com.htc.settings.accountsync-20100914-192051.tar.gz
com.android.providers.contacts-20100914-144910.tar.gz
com.keramidas.virtual.ACCOUNTS-20100914-192045.properties
com.android.providers.subscribedfeeds-20100914-192036.properties
com.keramidas.virtual.ACCOUNTS-20100914-192045.tar.gz
com.android.providers.subscribedfeeds-20100914-192036.tar.gz
com.keramidas.virtual.WIFI_AP_LIST-20100914-191303.properties
com.android.providers.telephony-20100914-191012.properties
com.keramidas.virtual.WIFI_AP_LIST-20100914-191303.tar.gz
com.android.providers.telephony-20100914-191012.tar.gz

Yedeklenen veriler, .tar.gz arşivleri içinde Sqlite veritabanı dosyalarında tutuluyor. Örnek olarak MMS/SMS yedeklerini incelemek istersek, ilgili arşiv dosyasını açtıktan sonra:

/data/data/com.android.providers.telephony/databases# sqlite3 mmssms.db
SQLite version 3.7.0
Enter ".help" for instructions
Enter SQL statements terminated with a ";"
sqlite> .tables
addr htcmsgs qtext
android_metadata htcthreads rate
attachments incoming_msg raw
canonical_addresses part sms
cbch pdu sr_pending
drm pending_msgs threads
sqlite> select * from sms limit 5;
1|1|208|TURKCELL||1279351227000|0|1|-1|1|0||Hicbir ek ucret odemeden, tarifenizi degistirmeden cep telefonunuzdan internete cok daha hizli baglanabilirsiniz!Tek yapmaniz gereken 3G yazip 2323e gondermek!|0||+905329045400|0|-1||0
3|3|0|2323||1279352300293||1|-1|2|||3G|0|||0|-1||0
4|1|208|TURKCELL||1279352306000|57|1|-1|1|0||3G dunyasina gecis talebiniz onaylandi. 3G kullanmak icin cihaziniz 3G uyumlu ve kapsama alaninda olmalidir.3G cihaz teklifleri Turkcell Iletisim Merkezlerinde|0||+905329010000|0|-1||0
5|3|133|2323||1279352308000|57|1|-1|1|0||3G gecis talebiniz alinmistir.Talebiniz onaylandiginda kisa mesaj ile bilgilendirme yapilacaktir|0||+905329010000|0|-1||0
6|1|208|TURKCELL||1279353168000|0|1|-1|1|0||1 aylik 100MB internetiniz UCRETSIZ olarak tanimlanmistir. 3G Hizinda internet,MobilTV ve GoruntuluGorusme icin cihazinizin 3G desteklemesi gerekmektedir.|0||+905329025400|0|-1||0
sqlite>

Gördüğünüz gibi tüm verileriniz Sqlite veritabanı dosyalarına kaydedilmiş durumda. Bu arşiv dosyalarını belirli aralıklarla bilgisayarınıza kopyalayıp başka bir ortama yedeğini almak da mümkün. Eğer telefonunuzda root yetkisini aldıysanız, yedekleme için Titanium Backup kullanmanızı öneririm.

morelocale2′ nun attığı kazık.

15 Eylül 2010

Tatilde bolca gezmeyi kafaya koyduğumuz için, yol bulmakta faydası olsun diye telefondaki navigasyon yazılımlarını biraz kurcaladım, sonra farkettim ki doğal olarak bazı yer isimleri Türkçe karakterler içeriyor :) Ben de Türkçe klavye setinin içinden çıkması ümidiyle, daha önce forumlarda adını duyduğum morelocale2 isimli paketi Android Market’ten kurdum gecenin bir saati. Sonra Türkçe tuş takımını görüntülmeyi başaramayınca, daha fazla debelenmeden telefonu şarja takılı bırakıp uyudum.

Sabah hızlıca toparlanıp yola çıktık ve yaklaşık 2 saat içinde, telefon bekleme konumundayken ve pil harcayacak herhangi bir uygulama kullanmıyorken, şarjı tamamen tükendi ve ben yarı yolda kaldım. Gece telefonu şarj edememiş olabileceğimi düşündüm ve günsonunda eve döndüğümde telefonu yeniden şarj ettim. gece yine aynı pil tüketme durumu ile karşılaşınca, biraz araştırmadan sonra morelocale2′nun bu gibi problemlere yolaçabileceği, çözüm olarak telefonun batarya istatistiklerini sıfırlamak gerektiği, bunun için de “telefonun pilini tüket, sonra X dakika şarj et, sonra amuda kalk, sol elinle telefonu kapat-aç vb.” karman çorman yöntemleri uygulandığını okuyunca yediğim kazığı daha iyi anladım. Forumlarda “battery drain” diye tariflenen problem ile başbaşaydım.

Neyse sadece morelocale2 paketinin kaldırıp, telefonun pilini tamamen tüketip, sonra yeniden şarj ederek sıyrıldım bu durumdan. Morelocale2 kullanacaklar aman dikkat, iyice araştırdıktan sonra kurun derim.

Oh Yes!

27 Ağustos 2010

Oh Yes! – Kaan Sezyum

Her Hafta Penguen’i elime aldığımda ilk açtığım, cumartesi günleri ise Radikal gazetesini bir kenara bırakıp hemencecik Cumartesi ekinin son sayfasını çevirerek okuduğum insandır Kaan Sezyum. Kitap’ta 2007 – 2008 yıllarındaki yazılarından bazıları var. Kaan Sezyum’u seviyorsanız okuyun, ama “O kim?” diyorsanız bence hiç elinize almayın, terbiyeniz bozulmasın.

Confessions of An Economic Hitman

27 Ağustos 2010

Confessions of An Economic Hitman – John Perkins

ABD’nin çıkarları doğrultusunda uluslararası operasyonlar düzenleyen, ülkeleri altyapı harcamaları ile borçlandırıp, yönetimlerini kontrol altına alarak bazen askeri bir operasyona destek, bazen Birleşmiş Milletler’de oy vermelerini sağlamak için çalışan sivil/çok uluslu şirketlere (çalışanlarına) verilen isim Hitman (Tetikçi).

John Perkins’de zamanında bu tarz bir tetikçi olduğunu, Ekvador, Panama, Kolombiya, Suudi Arabistan gibi ülkelerde yapılanları, ABD ve kontrolündeki Uluslararası para kuruluşlarının, bu ülkelerdeki yatırımlar için para/kredi verip, büyük yatırımları yine ABD şirketlerinin yapmasını sağlayarak parayı bir cebinden alıp diğerine koyduğunu, bu arada da ülkeleri içinden çıkılmaz borç bataklarına sürüklediğini anlatıyor.

Açıkçası kitap biraz hayal kırıklığı oldu benim için. Kitabın ilk sayfalarında yazar çok şey vaadediyordu ancak kitap ilerledikçe, diğer ülkelerde yapılanlarla ilgili pek  detay içermeyen anlatımlar beklentilerimin altında kaldı.

Bu arada John Perkins, para sisteminin işleyişini konu eden  Zeitgeist-Addendum’da da kitabındaki konulardan bahsediyor bir süre. Zeitgeist’ı henüz izlemediyseniz, edinip izlemenizi tavsiye ederim.

Beşinci Enternasyonal

27 Ağustos 2010

Beşinci Enternasyonal – Jack King

Doğu Bloku’ndaki rejimlerin değişmesinden sonra o ülkelerdeki istihbarat elemanlarının bir anda ortadan kalkmadıkları, 5. Enternasyonal adı altında çok uluslu bir yapının parçaları olduğu, dünyada çeşitli operasyonlar yaptığına dair bir kurgu üzerine kurulumuş, politik-kurgu bir kitap. Bu yapıyı deşifre etmeye çalışan ajanlar, örgütü ele geçirmeye çalışan klikler, terör vs. derken komplo teorisinin bini bir para kitapta.

Pazarlık

27 Ağustos 2010

Pazarlık – Prof. Dr. Vahdettin Engin

2. Abdülhamit ile Siyonist lider Theodore Herzl arasında geçen “Filistin’de Yahudi vatanı” görüşmelerinin belgeleri üzerine kurulmuş bir kitap. 1800′lerin sonunda, bölgedeki memurların da göz yumması yada önayak olmaları ile Yahudi’lerin Filistin bölgesinde çok geniş araziler satın almaları, devlet’in bunu engelleyememesi, diğer ülkelerin baskıları, bir Yahudi vatanı kurulması için toplanan kongreler,  2. Abdülhamit ile Herzl’in görüşmeleri gibi konuları merak ediyorsanız güzel bir kitap.

Troçki İstanbul’da

27 Ağustos 2010

Troçki İstanbul’da – Ömer Sami Coşar

Stalin ile giriştiği mücadele sonucunda Rusya’dan sürgün edilen ve Türkiye’ye gönderilen Troçki’nin İstanbul’da ve Büyükada’da ki günleri, buradan devamettiği mücaledele, dönemin olayları ile birlikte anlatılıyor.

Gorazde

27 Ağustos 2010

Güvenli Bölge Gorazde “Doğu Bosna’da Savaş 1992-1995″ – Joe Sacco

Yugoslavya’nın dağılması sonucunda çıkan savaşta Bosna’da, Sırp kuşatması altında kalan ve  Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge ilan edilen ama katliamların hiç durmadığı bir bölge Gorazde. Joe Sacco, bu bölgede yaşadıklarını, gördüklerini kendisine anlatılan hikayeleri çok canlı bir şekilde çizmiş.

Kitaptakiler insanı insanlığından utandırıyor.

Nuri Demirağ

27 Ağustos 2010

Nuri Demirağ “Türkiye’nin Havacılık Efsanesi” – Fatih Dervişoğlu

Havacılık Mühendisliği mezunu bir insan olarak, Nuri Demirağ’ın hayatını bu adar geç okumuş olmaktan utanıyorum.

Türkiye’nin ilk girişimcilerinden olan Nuri Demirağ, zamanının ilerisini okuyabilmiş insanlardan. Cumhuriyetin ilk yıllarında kurduğu uçak fabrikasında geliştirdiği ve ürettiği uçakları yurtdışına satan, fabrikalarına eleman yetiştirmek için Gök Okulu’nu kuran, ancak ilgisizlik ve engellemelere maruz kalarak devlet eliyle batırılan bir insan.

Geldiğimiz nokta ortada, ülkemizde başkalarının tasarladıkları uçaklara parça üretiyoruz yada montajını yapıyoruz; insansız hava aracı ürettiğmizde seviniyoruz… Nuri Demirağ’ın yaptıkları desteklenseydi ya da en azından engellenmeseydi sanırım havacılık ve uzay teknolojisinde bambaşka bir yerde olurduk.

Nuri Demirağ ile ilgili şöyle de güzel bir site yapmışlar: http://www.nuridemirag.com